Tarafından   21 Kasım 2014

Beni “Şoförün karısı” hikâyesinden hatırlarsınız. Anılarımı anlatmaya devam ediyorum. Öğretmenliğe ilk başladığım zaman Anadolu’da yeni ilçe olmuş bir yere tayinim çıktı. İki katlı ahşap bir evin üst katını tuttum. Alta katta ev sahibim ihtiyar karıkoca kalıyordu. Bir yıl boyunca ben bunlara iyice yakınlaştım. İhtiyar olmalarından dolayı, ahırdaki hayvanlara bakmaya kadar her türlü işlerinde yardımcı oluyordum. Evin bir anahtarı da ev sahibinde vardı. Benim yakınlığımdan dolayı, ev sahibi Remziye Teyze, ben yokken de eve gelip, evin temizliğini yapıyor, yemeğimi hazırlıyordu. Ben evde isem benimle biraz oturup sohbet ederdi. Kocası da genellikle arazi işlerini yapmaya gittiğinden, ben onun can sıkıntısına çözüm olmuştum.Okullar kapanmıştı. Ben de tatile çıkmak için Temmuzu bekliyordum. Okula birkaç saatliğine uğruyor, diğer vaktimi evde geçiriyordum. Bu Remziye Teyzenin de hoşuna gitmişti. Örgüsünü alıp yanıma çıkıyordu. Ben kitap okurken o örgüsünü örüyor, ara sıra da laflıyorduk. Zamanla konuşacak mevzu tükeniyor. O zamanlar ben 25 yaşlarındaydım. O ise 55 ile 60 yaşları arasında idi.Kadın-erkek ilişkilerinden falan bahsediyorduk. Benim nişanlılığımdan, onun kocasından çektiklerinden bahsediyorduk. Yine sıcak bir günde laflıyorduk. Yanımda çok rahat oturuyordu. İhtiyar olduğundan, oturup kalkarken pek dikkat etmiyordu. Yine eteğini dizlerine kadar çekmişti. Altındaki, kırmızı güllü beyaz bezden dikilme donu gözüküyordu. Ben uzun süre kadınsızdım. Bu ihtiyar kadının, kırışmaya yüz tutmuş bacaklarına ve donuna bakarken hayallere dalmışım.Bana birden “hiçbir kadınla beraber oldun mu?” diye sordu. “Uzun süredir olmadım ama çok istiyorum” dedim. Ben onun sorusuna şaşıracakken, o benim cevabıma şaşırmıştı. Biraz durdu ve “Kiminle?” dedi. Lafı ağzıma vermişti. Ben de hiç çekinmeden “Seninle” deyiverdim. Kendisinin benden çok büyük olduğundan, kendisinin kocasından başkasıyla yapmadığından bahsederek, isteğimin yanlış olduğunu anlatmaya çalıştı. Ben de iyice azmış olduğumdan “bak seni, çok güzel sikeceğim” dedim. Ara vermeden bacaklarını okşamaya başladım. O da kendisini bana bıraktı. Donunu çıkarırken, kıçını havaya kaldırarak bana yardımcı oldu. Elbisesinin sırtındaki düğmeleri çözdüm. Omuzlarından aşağıya çekerek, memelerini açığa çıkardım. O pörsümüş memeleri aç kurt gibi emmeye başladım. İçimden onları dişlemek geldi. Kendisinde dişlediğimde, kocasının ne diyeceğini sordum. O da serbest olduğumu, kocasının onu yıllar önceden sikmeyi bıraktığını, yataklarının bile ayrı olduğunu söyledi. Ben de rahatça öpmeye, yalamaya, emmeye ve ısırmaya devam ettim.Elimi amına attım. Kıllıydı. Demek ki temizliğine pek dikkat etmiyordu. Ama kıllar ıslandığından yapış yapıştı. İçine girme zamanım gelmişti. Önümde domalmasını söyledim. Çekyatın kenarlarından tutunarak dolmadı. Eteğini başını örtecek şekilde kaldırdım. Biraz daha eğilmesini söyledim. Sonra da iyice sertleşmiş olan sikimi, amına geçirmeye başladım. Yavaş olmamı istedi. Ben de onu kırmadım. Ne de olsa yıllarca yarak yememişti amı. Yine de rahatça giriyordum içine. İyice girdikten sonra, hareket etmeye başladım. Şlop şlop diye ses geliyordu, kasıklarım çarptıkça. O da ses çıkarmamaya çalışıyordu ama bunda pek muvaffak olamıyordu. Onu daha da zevklendirmek istedim. Yerde diz çökerek domalmasını istedim. Başını iyice yere bastırdım ve öyle durmasını söyledim. Sonra da kendim, diz çökmeden ata biner gibi yaparak, tamamen havaya dikilmiş olan amına köklemeye başladım. Sikimin ucu bir yerlere değmişti. “Ağzımdan mı çıkaracaksın?” dedi. Ben duymazlıktan gelerek devam ediyordum.“Devam devam” diye çığlık atmaya başladı. Bu çok hoşuna gitmişti. Ben de kendimi iyice yukarıya çekerek, hızla bırakmaya ve daha sert sikmeye başladım. Sikimle hava pompalıyordum içine, sikimde bastırınca, hava osuruk gibi “zort zort” diye ses çıkararak dışarı çıkıyordu. Amında ki bu hava sirkülâsyonu, onu daha da çıldırtmıştı. Çığlık çığlığa boşaldı. Ben de bitmiştim. Hayat sıvılarımı kasılarak içine fışkırtmaya başladım. Sonra da kendimi yorgunlukla üzerine bıraktım. Benim ağırlığımdan mı, yoksa takatsizlikten mi, o da kendisini bıraktı. Sikim amında bir müddet daha bekledikten sonra, üzerinden kalktım. O ise hala sık sık nefes almaya devam ediyordu.Kadına çok yüklendiğim için pişman olmaya başlamıştım. Acaba bayıldı mı diye düşündüm. Hareketsiz yatıyordu. Sadece canlılığının işareti nefesi vardı. Korkmuştum.“Remziye Teyze” diye dürtükleyerek uyarmaya çalıştım. “Ne teyzesi” diyerek başını kaldırdı ve “Mahvettin beni” dedi. Ben rahatlamıştım. Ama yine de fazla hırpalamıştım kadını galiba. Üzülmekten kendimi alıkoyamıyordum. Ben böyle düşünürken;“Hayatımda böyle sikilmedim ben” diyerek devam etti. “Bundan sonra hep sikeceksin beni, ben de sen ne istersen yaparım, kölen bile olurum” dedi. Demek ki, kadın zevkten kendisini bırakmıştı. Ben de memnundum şimdi. Bu güzel sexin üzerine sigarımı tellendirdim. İsteğini kabul edeceğimi söyledim fakat şartlarımın olduğunu belirttim. O da her şeyi kabul edeceğini bildirdi. Daha sonra da onunla güzel sikişler yaptık. Şartlarımı da yerine getirdi. Neler olduğunu ileride anlatırım. Şimdi ise onu çok düşündükçe sikim yine ayağa kalkıyor. Her zaman söylediğim gibi. kadın kadındır Ayrım yapılması doğru değil. Çünkü her birinin ayrı tadı var. Değişik türde meyve yer gibi. Nasıl benim zevk almaya hakkım varsa, onların güzelce sikilerek zevk almaya hakları var. Lütfen yaptığınız sex de buna dikkat edin beyler. Göreceksiniz, çok zevkli olacak.Gönderen: sonsuzz

Bir cevap yazın