Etiket Arşivleri :abim banyoda sikti

Teşekkürler Necmi…

Tarafından   18 Temmuz 2014

Kızın saçları ıslaktı.Yağmurun altında dolmuş durağında yanyana duruyorduk.Etrafta bekleşen ve yağmurdan hızlı adımlarla kaçmak istercesine koşuşturan insanlar vardı.İstanbul iş çıkışı saatlerinde dahada kalabalıklaşıyor ve mahşer yerine dönüyordu sanki.Dayımları ziyaret etmiştim ve eve dönme çabasındaydım.Yanımda duran ince uzun silüetli esmer kıza şöyle yan gözle tekrar baktığımda onunda bana baktığını fark ettim ve göz göze geldik. Hemen bakışlarını kaçırdı. Dar sayılabilecek bir kot pantolon ve siyah kısa deri montu onun vücudunun hemen hemen tüm hatlarını belirginleştirmişti.Yağmur kızın o ince yüzünün üzerinden sanki okşarcasına akıyordu. Onun kirpik uçlarında biriken damlacıklar, gözlerini kırpıştırmasıyla yanaklarından süzülüyordu. Gözlerimi bu ince hüzünlü yüzden alamıyordum.Kız tekrar göz kapaklarını kaldırıp bana baktığında, neredeyse bal rengindeki ela gözlerinin etrafının kızarmış olduğunu fark ettim. Sadece yağmurun damlacıkları değildi yanaklarından akan. Kız usul usul ağlıyordu.Hiç kimseye belli ettirmemek çabasında olduğu belliydi. Acaba ne gibi bir derdi olabilirdi? İyice merak sarmıştım.O esnada önümüzde peş peşe duran iki dolmuşa yanımızda bekleşen insanlar hücum edince bizde birbirimize doğru iteklenmiştik.Kızın çenesi az kalsın göğsüme çarpacaktı ve tekrar başını kaldırıp yüzüme bakıp “pardon” dedi. Sanırım bende o sıra”önemli değil” gibi birşeyler geveledim. kızın saçından burnuma doğru yeşil elma şampuanı kokusu yükseldi. Çekinmesem, eğilip burnumu bu mis kokulu kestane rengindeki ıslak saçların içine gömecektim.Ne yapsam, ne etsemde onunla bir diyalog kurabilsem diye düşünmeye başladığım anda benim beklediğim dolmuş gelmişti. Hiç duraksamadan binmemeye karar verdim ve yanımdaki kıza doğru eğilip” Hayatta herşey biz insanlar için, acılar bile. Eğer paylaşmak isterseniz sizi dinlerim. Bazen bir yabancıya daha rahat açabiliyoruz yüreğimizi” dedim. Kızın başı hızla bana döndü, onun beni tersleyeceğini beklerken o ağır ağır evet anlamında başını salladı. Kendini zor tutuyordu. Bu kızı bu kadar üzebilecek acaba ne olabilirdi? Arkamızda ki McDonaldsı işaret ederek “isterseniz sıcak bir kahve eşliğinde oturabiliriz? Hem yağmurda dinmiş olur.İstermisiniz?”diye sorduğumda çekinerek yüzüme baktı” Vaktinizi almış olmayayım?” dedi. “Hayır,benim zamanım var, buyrun gidelim” dedim ve arkama bakmadan dönüp McDonaldsa doğru yürüdüm.Peşimden geldi,içeri girip kahvelerimizi aldık. Ödemekte ısrar ettiysede, izin vermedim. Kuytu bir köşeye çekilip karşılıklı oturduk.Bir peçete ile ıslanmış olan yüzünü ve boynunu sildi ve daha önce bir yabancı ile hiç dertleşmediğini söyledi. Bende bu esnada onu daha yakından çekinmeden inceleyebilme fırsatını buldum. Kibar bir hali vardı.Önünü açmış olduğu deri montunun altındaki turuncu boğazlı kazağı iki portakal büyüklüğündeki göğüslerinin üzerini iyice sarmıştı. Onu rahatlatmak amacı ile önce biraz kendimden bahsettim. İsmimin Levent olduğunu, aslında Bodrumda yaşadığımı ve Güvenlik görevlisi olarak çalıştığımı,İstanbula ailemi ziyarete geldiğimi ve ertesi akşam Bodruma döneceğimi anlattım. Arada bir kendisiyle ilgili sorular sordum. Boğaziçinde Öğrenciymiş ve nişanlısının yarım saat evvel kendisinden bıkıp ayrıldığını anlattığında , birdenbire tekrar ağlamaya başladı.O an ne yapabilirdimki? Uzanıp masanın üzerindeki esmer küçük elini tutsam belki korkup kaçacaktı? İçimden ona biraz olsun teselli verebilmek geliyordu ama nasıl yapacağıma dair en ufak bir fikrim yoktu. Sonunda dayanamayarak, onun kalkıp gitme riskini göze alarak uzanıp elini usulca tuttum. Çekmedi elini. Biraz daha cesaretlenerek diğer elinide tuttum. Elimden geldiğince teselli sözcükleri sıraladım.İsminin Ceyda olduğunu öğrendiğim kız bir yandan ağlıyor ve bir yandanda kendisini çok duygusuz bir şekilde terk eden nişanlısıyla olan ilişkisini anlatıyordu. Bir anda fark ettim, Ceydanın anlattıklarından çok onun ıslak geniş ağzına odaklanmıştım. O ana kadar onu sadece teselli edebilmeyi düşünmüşken birdenbire şeytan dürtmüştü. güzel kızdı, ve biraz sıcaklığa ihtiyacı vardı. Acaba ne kadar ileriye gidebilirdim?Yaklaşık bir saattir oturuyor ve konuşuyorduk. Yağmur dinmişti ve dışarda hava kararmaya başlamıştı. Bana teşekkür edip ve iyi bir insan olduğumu falan söylediğinde onun kalkıp gideceğini düşünerek telaşlandım. Daha başka yerlere gidebileceğimizi önerdim. Ceyda hiç itiraz etmeden kabul edince bu sefer, ne mok yiyiorsun oğlum dedim kendime, onu götürebileceğin bir daire veya müsait bir ortamın yokki? İstanbuldaki arkadaşlarımdan acaba hangisini arasamda dairesini istesem diye düşünürken Ceyda bana üniversiteden 2 kız arkadaşı ile birlikte oturduğunu ve istersek oraya yani kendi evine gidebileceğimizi önerdi. Ona göstermiş olduğum iyiliğin karşılığında beni evinde misafir etmek istediğini ekledi. Şansıma şükrederek teklifini sevinçle kabul ettim. Kalktık ve birlikte tekrar karşılaştığımız dolmuş durağına gittik. Dolmuşta yanyana oturmuştuk. Bacaklarımız birbirine değdikçe içimi hoş duygular kaplıyordu ve sabırsızlanıyordum. Acaba bu dar kotun altındaki bacaklar nasıldı? Acaba Ceydanın çıplak halini görebilecekmiydim? Artık içimdeki tüm yardımsever niyetim gitmiş onu bir an evvel becermenin derdindeydim. Belkide kız gerçekten beni sadece saf saf evine bir çay içirmeye götürüyordu? Nasıl kandıracaktım? Nasıl altıma alabilirdim onu? Son siftahım, Bodrumdaki bir otelde halkla ilişkiler görevlisi olarak çalışan dul bir kadınlaydı ve üzerinden 3 hafta geçmişti. Yanımdaki bu çıtırı sikebilmek mümkün olacakmıydı?Ceydanın dairesi, biraz dağınık ama geniş bir daireydi. Birlikte yaşadığı ev arkadaşları henüz gelmemişlerdi. Ceyda hemen üzerine kuru birşeyler geçirmek istediğini söyleyerek odalardan birine girdi. Kendimi onun peşinden gitmemek için zor tuttum.Geri geldiğinde üzerinde dizlerine kadar inen yünlü bol gri renginde bir kazak ve lacivert eşofman altı vardı. Hiç de seksi bir görünümde değildi. Hayal kırıklığına uğramıştım. Filmlerde bir kadın üzerimi değişip geleyim dediğinde hep seksi kıyafetle döner ya,sanırım bunun hayaline kaptırmıştım kendimi.Ceyda çay koymak için mutfağa girdiğinde onun mutfaktan gelen hıçkırıklarını duydum ve kalkıp yanına gittim. Elleri ile yüzünü kapamış ve sırtını tezgaha dayamış bir şekilde ağlıyordu.Herhalde o nişanlısı olacak gerzek herif için ağlıyordu yine. Usulca yanına sokuldum ve kollarımla sardım. Onu fazla kendime çekmemeye gayret ettim. Ceylanı ürkütmemek lazım. Ama Ceyda hiç beklemediğim bir tepki göstererk kollarını boynuma doladı ve başını göğsüme yaslayarak ağlamaya devam etti. Artık onun ağlaması umurumda değildi. Üstelik bu hüzün onu bana karşı dahada çekici kılıyordu. Elimle çenesinden tutup kaldırdım ve yanağından usulca öptüm. Gözlerini kapadı, ince bedeni hıçkırıklarla sarsılıyordu. Eğilip dudaklarına dudaklarımla dokundum. İtiraz gelmeyince, dudaklarımı biraz daha bastırdım. kızın dudakları ılık ve yumuşaktı ve titriyorlardı. Pantolonumun içindeki sikimin şişip gerildiğini hissettim.Onunla mutfakta uzun uzun öpüştük.Dilimi onun alev alev yanan ağzının içine verdiğimde hemen karşılık verdi ve dilimi dudaklarıyla kavrayıp emmeye başladı. Ellerimi Ceydanın belinden aşağıya doğru kaydırıp kalçasını sıkıca kavrayıp kendime doğru çektim. Ceydadan çok daha uzun boylu olduğum için, kasıklarım ve sikim onun göbeğine sürtüyordu. Dizlerimi hafifçe kırarak sikimi onun kasıklarına dayadım ve tekrar bastırdım. kızın küçük yuvarlak götü neredeyse tezgahın üzerine çıkmak üzereydi.Birdenbire iki eliyle beni itti ve tekrar gözlerinden sicim gibi yaşlar akmaya başladı.İyi durumda değildi kız. Çok üzgün ve bitkindi. Kendimi yokladım, içimdeki acıma duygusunu yokladım. Herhangi bir vicdan azabı duyuyormuydum onun bu durumundan faydalandığım için? Hayır! Öyleyse devam koçum dedim kendi kendime ve Ceydayı kolundan tutup tekrar kendime çektim, yine kızın dudaklarına yumuldum.Bu sefer daha ısrarlı ve sert öpüyor ve yalıyordum ağzını. Siz hiç hıçıkırıklarla sarsılarak ağlayan bir kızı öptünüzmü dudaklarından? Onun hıçkırıklarını ,ağzınızın içinde hissettinizmi? Belki kendisi kesin bir şekilde istemediğini belli etseydi o zaman daha ileri gitmezdim. Çünkü bir kadına zor kullanmak bana göre değil.Ceyda ciddi anlamda itiraz etmiyor ,daha çok pasif davranıyordu.Sanki olacaklar onun umurunda değilmiş gibi, kollarımın arasında bir kukla bebek gibi duruyordu.Bu duruma biraz sinirlendim, ve bakalım seni hareketlendirebilecekmiyim bebeğim diye düşündüm.Ağzımı kızın dudaklarından çekip, onu kucakladım ve içeri salona taşıdım. Ceyda yine elleri ile yüzünü kapamış bir halde, başı göğsüme yaslı durmadan ağlıyordu. Tam onu salondaki tek kanepeye yatıracaktımki, aklıma diğer ev arkadaşlarının her an eve gelip bizi burada görme ihtimali geldi ve bende koridordaki odalardan birini ayağımla itekleyerek açtım ve içeri girip oradaki yatağa kucağımdaki kızı bıraktım.Hızlı bir şekilde önce kendimi soydum, daha sonra yatağa bıraktığım şekilde elleriyle yüzü kapalı yatarak hala ağlayan Ceydayı soydum ve bu hiçde kolay olmadı çünkü Ceyda hiç bir şekilde yardımcı olmuyordu. Ve garip bir şekilde onun bu pasif hali beni dahada deli ediyordu.Bu tepkisiz, ve bir başka herif için ağlayan kızdan acaba daha daha başka sesler çıkarabilmeyi başarabilecekmiydim?Önce eşofmanını sıyırdığımda, bir çift ince uzun ve biçimli bacaklar çıktı önüme. Üzerinden o kocaman bol kazağı sıyırdığımdaysa,aynı slipinin renginde olan açık pembe sütyenden, taşmak istercesine duran yuvarlak dolgun göğüsleri.Kız hiç kımıldamadığından herşeyi ben yapmak zorundaydım ve sütyeninin kopçalarını açtığımda serbest kalan portakal göğüslerini hemen avuçladım ve dizlerimin üzerinde yatağa çıktım. Sikim iyice sertleşmişti, bir an önce kızın çıplak tenine tenimin değmesi için üzerine uzanarak yattım. Ceydanın vücudu mis gibi kokuyordu. O saçlarından yayılan yeşil elma kokusunu iyice içime çeke çeke kokladım ve bir yandanda göğüslerini avuçlarımda yuvarlamaya devam ettim. Ceyda hala o lanet olası ellerini yüzünden çekmiyor ve kısık kısık ağlıyordu.Onu öptüm,okşadım her yerinde ellerimi gezdirdim ama en ufak bir tepki vermeyince, benden günah gitti diğerek, yatağın üzerinde tekrar dizlerimin üzerinde doğruldum ve açık pembe rengindeki slipini bacaklarından aşağıya sıyırıp odanın bir köşesine fırlattım.Amcığı tamamen kılsızdı,sanırım yeni ağda yapmıştı.Etli amının dudakları pespembe ve sımsıkı birbirine yapışıktı. Baldırlarından tutarak bacaklarını ayırdığımda ağlayan prenses hanım hareketlendi ve ellerini yüzünden çekerek ” Hakkında çok yanılmışım, sen aşağılık herifin tekiymişsin” dedi ve ekledi” Necmi asla senin yaptığını yapmazdı”Gözlerimin önünde bir şimşek çaktı, sağ elimi onun bacak arasına götürerek hiç duraksamadan orta parmağımı amının içine gömdüm. Yerinden hopladı çığlık atarak.Hemen üzerinde pozisyonumu aldım, sikimi bacak arasına hizaladıktan sonra , parmağımı amından çektim ve sikimin başını elimin yardımı ile amının girişine doğru itekledim.Ellerimi onun başının iki yanına yaslayarak, kalçamı biraz kaldırdıktan sonra ani bir hareketle sikimi kızın amına geçirdim.Ancak yarısı girmişti. Tekrar geri çekip bir daha kökledim.Bu sefer yarağım dibine kadar girmişti ve onun amcığının sıcacık kaygan duvarları arasında saplı kaldı. Ağlayan prenses hanım yüzüme esaslı bir tokat indirdi ve bacakları havada debelendi. Ona hiç aldırmadan, tekrar gömdüm yarağımı amına” peki senin Necmi, seni böyle sikermiydi? Yoksa bunudamı asla yapmazdı? Ya bunu? Ya böyle ? Peki ya şöylede mi yapmazdı senin Necmi?” diye diye kızı adamakıllı sikmeye başlamıştım.Altımızdaki yatak sarsılıyor, benim altımdaki kızda ben amına vurdukça yerinden sıçrıyordu. Taze bir çıtırı sikmeyeli çok olmuştu. Yarağım bayram edercesine içinde gidip geliyordu. Kızı siktikçe daha çok sikesim geliyordu. Ceyda tırnaklarını yüzüme geçirmeye çalışıyor ve bana küfürler yağdırıyordu ama altımda hoyratça siktiğim amcığı hiçde karşı koymuyordu, aksine kızın etli ve pembe dudaklı amcığı benim her kökleyişimle biraz daha sulandığından artık vıcık vıcık sesler çıkmaya başlamıştı.Sol dirseğimin üzerine ağırlığımı verdim ve sağ elimin orta parmağını ikimizin bacak arasına getirip, Ceydanın klitorisinin etrafında sürtmeye başladım. Artık kızı daha yavaş sikiyordum vede aynı zamanda parmağımla hassas düğmesini ovalıyordum.Ceyda birdenbire ağlamayı kesmişti:)Önce beni tırnaklamaya çalışan parmakları daha sonra elleri gevşedi ve daha sonrada biraz önce göğsümü yumruklayan elleri boynuma dolandı. Ağlamaktan şişmiş olan o güzel ela gözleri sımsıkı kapandı, başı arkaya doğru gitti ve doyasıya zevkle siktiğim o sıkı vücudu altımda yay gibi gerilmeye başladı. Parmağımın hareketlerini hızlandırdım ama yarağım hala ağır ağır içinde gidip geliyordu. Kızında zevk almasını çok istiyordum ve kendimi bunun için biraz frenlemem gerekiyordu.Kızın nefes alış verişleri sıklaşmaya başlamıştı, başını iki yana doğru savuruyor ve kesik kesik inliyordu. Kalçamı yavaş hareketlerle Ceydanın kasıklarına doğru ileri geri yaparken, Ceydanın kasıkları ağır ağır yukarı doğru kalkmaya başlamıştı. Yüzümü o yumuşak göğüslerine gömdüm, dilimle o yumuşacık yuvarlakları yalıyor öpüyor kokluyordum. Göğüs uçları sertleşmiş olduğu halde, yok denecek kadar küçükdü. Onları dudaklarımın arasında zor sıkıştırıyor ve emiyordum. Bir ara kızın amına girip çıkan yarağımla birlikte orta parmağımıda amcığına sokmaya çalıştıydım ama girmediydi, bu sefer baş parmağımla işaret parmağımın arasına alarak klitorisini iki parmağım arasında ezmeye başladım. Artık Ceydanın vücudu inip kalkmaya ve inlemeleri çoğalmaya başlamıştı.İşte tam o sırada kızın ağzından” aaaah Necmi aşkımmm” diye kelimler döküldü. Kendiside benimle birlikte aynı anda fark etti işlediği gafı ve bir an ikimizde donakaldık.İçimi öfke bastı. Dişlerim kenetlenmiş bir şekilde tekrar kızın üzerine bütün ağırlığımı vererek, iki elimle yatağın başlığına asılarak sertçe geçirdim amına yarağımı. Gözleri fal taşı gibi açılarak çığlık attı. Bütün gücümle feci bir şekilde sikmeye başladım kızı. O kadar hızlı vuruyordumki amına yarağımı, saniyede iki kez giriyordu sanki.Ceyda bacaklarını dahada açarak havaya kaldırdı. kızın amcığı sikimi daha sıkı sarmaya başlamıştı ve giriş çıkışlarım biraz daha zorlandıkça ben daha şiddetli sikiyordum. Ceydanın kolları, elleri istem dışı sağa sola savruluyor ve sürekli haykırıyordu “ooofff! oooh!” diye. Boşalmamak için bütün gayretimi kullanıyordum, altımda vuruşlarımla sarsılan kızı değilde başka şeyler düşünmeye zorluyordum kendimi. İkimizin çıplak eti birbirini çarptıkça çıkan seslere, birde o vıcık vıcık sesler ve kızın çığlıkları eşlik ediyordu.”Seni böyle sikiyormuydu senin Necmi?” diye bağırdığımı hatırlıyorum ve Ceydanın elleri benim kalçalarıma yapışarak beni kendine daha çok çekmek istercesine haykırarak: ” Ha-yıııııır! Sik beni! Sik beniiii! Sik! Sik! Sakın durmaaaa! Sik beniiii! Sik! Sik! Evet evet evet siiiiiiiiik beniiiiiiiii aaaaaaaaaah Leveeeent” diyerek ve kasılarak boşaldığını. Bende ona sırıtarak ” İşte şimdi sikicinin ismini doğru bildin!” dedim .Tam bende tüm vanaları açacak ve boşalacakken odanın içinde başka bir sesin çınladığını duydum ” Aaa? Manyakmısınız? Napıyorsunuz odamda?”Ceyda hala altımda titreye tireye kasılarak gelmekteydi ,bende başımı çevirip baktığımda orta boylu zayıf kumral ve gözlüklü bir kızı gördüm odanın açık kapının eşiğinde. Çok kızmıştım. Tam muradıma erecek ve fışkırtacakken bu gözlüklü tepemi attırmıştı. Yarağımı Ceydanın hala kasılmakta olan amına iyice gömerek durdum ve öfkeyle bağırdım” Ne mi yapıyoruz? Si-ki-şi-yo-ruz! Bunun ne olduğunu bilmiyorsan gel senide sikeyim!” Gözlüklü kız kıpkırmızı suratla bir adım geriledi ve tek kelime söylemeden arkasını dönüp gitti.Ceyda bu sırada biraz kendine gelmiş olmalıki “içime boşalma” dedi bende onun amından hızla çıkıp kızın göğsüne doğru tırmandım ve amcığının ıslaklığı ile parlayan yarağımı ağzına doğru uzattım, ama prenses hanım “ııyy hayır bunu ağzıma alamam” dedi. Gözüm hiç bir şeyi görmeyerek, çok yüksek bir sesle “aç ağzını ,çabuk!” diye bağırdığımda ,sanırım Ceyda korkmuş olacakki hemen ağzını açtı bende sikimi ağzına verdim ve elimle fışkırmaya başlayan yarağımı kızın ağzının içine sağdım. Boşalmam bitmiyordu sanki, ve çok koyu bir şekilde geliyordu, her yanım sarsılıyor ve ben uçuyordum. Ceyda yüzünü buruşturarak bir kaç kez yutkundu ve spermlerimin gerisini yutmayarak ağzının kenarından akıttı.İkimizde yatağa yanyana yığlıp kaldık. Yorgunluktan her yanım tutulmuş gibiydi. Uzun bir koşudan gelmişcesine ikimizde nefes nefeseydik.Ceyda yüzündeki ve ağzının kenarındaki spermleri yatağın çarşafına şöyle bir sildi ve daha sonra yatağın kenarındaki komidine uzanarak bir sigara yaktı ve bana verdi. İçmediğimi söylediğimde, tekrar kendi dudakları arasına yerleştirdi. “Bana hala kızgınmısın?” diye sorduğumda, hayır anlamında sessizce başını salladı. “Yine ağlamaya başlamayacaksın umarım?” dedim. “Ağlarsam yine beni ….?” diye gülümseyrek sordu. Birbirimize baktık ve gülmeye başladık. Eğilip dudaklarımdan öptü. Bu sefer dudakları buz gibiydi.”Demin odaya giren kimdi?Ev arkadaşlarından birimi?” diye sordum. Telaşla yatakta doğruldu” Demin birimi geldiki?” “Evet,gözlüklü bir kız,fark etmedinmi?” Ceyda uzun bacaklarını yatağın üzerinden yere indirerek “Aman Allahım,bu Başak olmalı! Bizi gördümü yani?” . “Görmek ne kelime güzelim,bahse girerim izliyordu bizi.Hatta ona eğer isterse onuda sikebileceğimi söyledim” dediğimde, Ceyda yıldırım hızıyla yerde duran kazağını alıp giydi ve odadan çıktı.Ben yatağa iyice gerinerek yerleştim,ve ellerimi ensemin arkasına kavuşturup salondan gelen kızgın sesleri sırıtarak dinledim. Anlaşılan sikiştiğimiz oda Ceydanın ki değildi. Pek de umurumda değildi.O akşam ,daha sonra Ceyda ile birlikte duşa girdik. Çok keyifliydi. Sadece birbirimizi yıkadık ama sikişmediydik. Ardından onun odasını ilk defa gördüm. Yan odalarda diğer iki ev arkadaşının bizi dinlediğini bile bile o gece Ceydayı bir kaç değişik pozisyonda daha siktim ama boşalmamaya özellikle dikkat ediyordum, sadece bir kez daha boşalmıştım. Onun o taze amcığını doyasıya sikmek niyetindeydim, ama onu her düzdüğümde boşalırsam , onu daha uzun sikemezdim. Bu yüzden geleceğimi anlamama yakın, her seferinde kendimi çekiyordum. Bir ara Ceyda önümde domalmış bir halde, kitaplığının bir rafına tutunuyor ve ben onun küçük götünün yanaklarına taşaklarımı şaklatarak vuruyorken, yan odadan biri duvarı yumruklayarak kızgın bir sesle “biraz sessiz olsanıza be!” diye söylendi. Ceyda hemen telaşlanarak yerinde doğruldu ve biraz ara vermemizi önerdi. Oysa ben devam etmek istiyordum. “Nasıl olsa arkadaşlarım birazdan uyurlar, o zaman devam ederiz” dedi . O sinirle ben odadan çıktım ve tuvalete gidiyormuş gibi yaptım. Yumruk sesi gelen odaya doğru gittim ve kapının tokmağını usulca çevirdiğimde kapı açıldı.Gözlüklü kız yatağının enine doğru yüzü koyun uzanmış ve bir kitap okuyordu, kapısında sesi duyunca başını çevirip baktı. Gözleri büyüdü beni görünce. Çırılçıplaktım. Ellerim belimde odanın içine iki adım attım ve “Buraya bakarmısınız küçük hanım? Acaba bu yarağı siz yiyor olsaydınız, sessiz olabilirmiydiniz?” dedim sırıtarak. Önce konuşamadı. Yüzü yine kıpkırmızı oldu ve daha sonra kekeleyerek ” duvarı yumruklayan ben değildim, diğer odadaki arkadaşdı” dedi. “Öylemi? Öyleyse sizden özür dilerim.İyi geceler küçük hanım.Verdiğimiz ve vereceğimiz gürültü için şimdiden özür dilerim sizden” dedim hala sırıtarak ve arkamı dönüp çıkacakken tekrar ona doğru dönerek ” Sizde biraz gürültü yapmak istemediğinizden eminmisiniz?”diye sordum. Sorumun ne anlama geldiğini hemen anlamıştı. Bu sefer zaten kızarmış olan yüzü mosmor oldu “Ceydanın özel hayatı beni ilgilendirmez, istediğini yapabilir ama siz benim odama böyle girip bu şekilde benimle konuşamazsınız! Def olun!” diye kızdı.Kahkahalarla gülerek onun odasından çıkıp, diğer odanın kapısını açtım. Diğer kızı ilk kez görüyordum.Ufak minyon bir esmerdi.Üzerinde Spider-Man Pijaması vardı. Çok şirin görünüyordu. Duvarın dibinde yerde bağdaş kurmuş oturuyordu, elinde bir kutu cola vardı. Beni görünce aynı gözlüklü kız gibi, gözleri hayretle büyüdü. Onada aynı teklifte bulundum ve ondanda maalesef aynı cevabı aldım. Yine odadan çıkmak üzereyken fikrimi değiştirip tekrar o minyon esmere döndüm ve ona doğru yürüdüm, yerde bağdaş kurmuş olan kızın tam önünde durdum. Zavallı kız utancından bacaklarımın arasında yarı kalkık bir vaziyetteki yarağıma bakmamak için başını önüne eğmişti “Eğer bir daha duvarı yumruklayacak olursan” dedim ” yemin ediyorum, gelir seni arkadaşlarının önünde bağırta bağırta sikerim, beni anladınmı?”Esmer minyon kız yaman çıkmıştı. Ağıza gelinmeyecek küfürler savurdu ve benden korkmadığını, siktirip gitmemi söyledi. Sakinliğimi koruyarak onu sonuna kadar dinledim ” Demek öyle? Peki o zaman sen burada bekle. Anlaşılan çok istiyorsun. Önce Ceydanın işini bitireyim. Sana söz! Gelip senide sikeceğim!” dediğimde tek kelime söylemeyerek başını dahada öne eğdi. Odadan çıktım ve Ceydanın yanına döndüm. Bana nerede kaldığımı sordu ve evin içinde çıplak dolaşmamamı rica etti. Arkadaşları beni görebilirmiş:) Bende ince uzun boylu hüzünlü yüzlü Ceydanın yanına uzanarak arkadaşlarının beni zaten gördüklerini söyledim ve neler yaptığımı onlara neler dediğimi anlattım. Önce bana çok kızdı ve benim ahlaksız aşşağılık adi biri olduğumu söylendi ama o söylenirken kafamı onun bacaklarının arasına gömdüğümde kızgınlığı gitti:) Onun o etli ama sımsıkı amcığını yalarken bacaklarını iyice açarak, elleriyle başımı bacak arasına daha sıkı bastırarak çekiştiriyordu. Her kadını yalamayı sevmem ama Ceydanın amcığı gerçekten çok hoş kokuyordu ve nede olsa tazecik bir çıtırın amcığıydı. Ceydanın inlemeleri çoğaldığında boşalmaya yakın olduğunu anladım, yataktan kalkıp onu kolundan tutup odadan dışarı çıkardım. Ceyda devam etmediğim için hayal kırıklığı ile “ne olur devam et” diye yalvarmaya başlamıştı. Yarı yolda bırakılmak ne kadar kötü hissettirir bilirim. Ceydayı usulca esmer minyonun kapısının önüne getirdim. Ve kapıyı açmadan Ceydanın ellerini o kapalı kapıya dayadım, arkasına geçtim ve bacaklarını araladım. Ceyda ne yapmak üzere olduğumu anlayınca hemen itiraz etti ve kaçmaya çalıştı, ama arkasından kalçalarını sıkıca sarmıştım ve bir kolumlada belini sardım kendime çektim. Yaladığım için zaten sırılsıklam olan amcığına yarağım kolaylıkla kendiliğinden girdi. Ceydanın beline daha sıkı sarılarak şöyle bir güzel kökledim! Ohhh ılık tereyağın içine saplanan bıçak gibi kolayca girmişti. Ceydanın tüm önceki itirazlarına rağmen aslında arkadaşlarının onun nasıl sikildiğini duymalarından çok tahrik olduğunu biliyordum. Belki biraz pasif davranan bir kızdı ama kesinlikle sıradan sikişen biri değildi. Biliyordum, çünkü onu sikerken bunu anlamıştım. İlk kökleyişimden sonra Ceyda kalçasını bana doğru biraz daha çıkardı ve esmer minyonun kapısına ellerini iyice yasladı.Onun artık kaçmayacağını anladığımdan, kolumla belini sarmaktan vazgeçerek, ellerimle kızın kalçalarına sıkıca asılarak sikmeye başladım. Bu pozisyonda kızın amına tam koyabiliyordum rahatça. Arada bir ellerimle kızın sallanan göğüslerini avuçluyor, eğilip ensesini öpüyordum. Ama sürekli durmadan yarağımı kıza geçiriyordum. Gittkçe hızlandığımda Ceyda kendini kaybetmek üzereydi. Onu sikerken arada bir kafası kapıya çarpıyordu. Bende özellikle daha yüksek sesle inliyor ve konuşuyordum. İçerdikinin bizi iyice duymasını sağlamaktı amacım, belki o şirin esmer kız dışarı çıkar umudu ile Ceydayı arkadaşının kapısına vura vura sikiyordum.Bütün pasifliğine rağmen Ceyda kendini iyi siktiren kızlardandı. Onu düzmekten gerçekten çok büyük haz alıyordum. Ceydanın amından çıkarak, kızı çevirip sırtını arkadaşının kapısına yasladım, bir bacağını elimle yukarı kaldırıp belime doladım ve Ceydanın gözlerinin içine bakarak tekrar soktum yarağımı amına.Ceyda sanırım dizleri titrediğinden, ayakta duracak hali kalmamıştı ve bu yüzden ben kalçamın vuruş gücüyle onu tekrar tekrar kapıya vura vura ve amına vurdura vurdura sikmek zorunda kaldım.Ceyda tüm utangançlığını yitirmişti. Ağzına gelen en müstehcen kelimeleri artık yüksek sesle söylüyordu ve onu durmadan sikmem için yalvarıyordu. Birileri duymuş,duymamış artık umurunda değildi. Ceydanın kulağına eğilerek sordum”Nasıl sikiyorum seni?Söyle! Yüksek sesle söyle!Hadi, duysunlar! Bana kendini nasıl siktirdiğini duysunlar,istemezmisin?” Ceyda bu sözlerim karşısında dahada ateşlenerek, onu çok iyi siktiğimi ve bana kendini hep siktirmek istediğini haykırmaya başladı. Kapıların ardındaki kızların duymasını istiyordum ama komşuların duymasını istemiyordum !! Bu kadar çok bağırabileceğini düşünmemiştim bu yüzden bir elimle ağzını kapatmak zorunda kalmıştım. Yinede onu kapıya çarparak sikişim esnasında çıkan güm!güm!güm! seslerine engel olamıyordum tabi:)Artık boşalmaya yaklaştığımı hissettiğim için Ceydanın içinden çıktım. İkimizde ter içinde kalmıştık ama ikimizde henüz boşalmamıştık. İçinden çıktığım için Ceyda bana yine kızmıştı. Biraz soluklanmak istediğimi söyledim ve susadığımı söyledim. Mutfağa birlikte gittik, ikimizde kana kana soğuk su içtikten sonra ona sordum “Arkadaşların mahvolmuşlardır seslerimizden. Onlar hiç sex yapmazlarmı?” . “Başak bakiredir, kendini saklıyor evleneceği erkeğe. Bu gece sen onun odasına girdiğinde hayatında ilk kez çıplak bir erkek gördü, eminim.” “Ya diğeri? Şu esmer olanı?” “Gülcan daha özgür bir kızdır, sevgilisi var.Bazı geceler Necmi ve ben onların sevişmelerini dinliyorduk.” “Benimle yatarmı sence?” “Neden? Sana yetmiyormuyum?” “Hayır güzelim,hiç alakası yok. Ama Bodrumda bir keresinde grup yapmıştık,çok hoşuma gitmişti. O günden beri tekrar yaşamak istiyorum bunu. Bana çokmu kızarsın Gülcanıda sikersem?” Ceyda omuz silkerek “git bir dene istersen,ama buna izin vereceğini sanmıyorum” dedi “ama önce benimle yarım kalan sevişmeni bitir bakalım” diyede ekledi. Ceydayı mutfak masasının üzerine sırt üstü yatırıp , masanın önünde diz çökerek tekrar o tertemiz amı yaladım ve Ceyda inleye inleye boşaldığında, kalkıp masada hala bitkin yatan Ceydanın ağzına yarağımı verdim. Bu sefer ağzına hiç duraksamadan aldı ama çok acemice sakso çekiyordu, yinede sikimi kaldırmaya yetmişti. Ceydayı kolundan tutup tekrar Gülcanın kapısına kadar sürükledim ve o kapıya usulca vurdum,hiç cevap alamayınca kapıyı aralayıp içeri baktım. Gülcan pijamasının altını çıkarmıştı ama hala bağdaş kurmuş bir halde duvarın dibinde oturuyordu.İkimizede öfkeyle baktı.Artık herşeyi göze almıştım. Çıplaklığından dolayı Gülcanın önünde biraz utanan Ceydayı odadan içeri soktum ve yerde oturan Gülcana gülümseyerek “kapının ardından sadece dinleyebiliyorsun, önünde olmasını istemezmisin? O zaman seyretmişde olursun?” dediğimde Gülcan yine küfürler savurarak ayağa fırlayıp odadan çıkmaya kalktı.Kolundan tutup kuş kadar hafif ve narin olan Gülcanı yere yatırdım”Eğer istemiyorsan sana hiç bir şey yapmayacağım. Otur burada ve izle!” dedim. kız sesini çıkarmadan yüzüme baktı. Daha sonra Ceydayı önümde yüzü Gülcana dönük olarak tekrar domalttım ve siktim.Önceleri Gülcan başını kaldırmıyordu ama daha sonra izlemeye başladı bizi. Gözleri alev alevdi. Ceydaya ona seslenmesini söyledim kökleyişlerimin arasında. Ceyda Gülcana seslendi. Ve nihayet kız yanımıza geldi, üçümüz bir yatağın içine yuvarlandık. Çok güzeldi. Önümde iki am vardı. İkiside götten yarak yemek istemediklerinden sadece ikisininde amına koyabildim. Gülcanın amı daha genişti. Ceydanınki daha çok zevk vermişti.Ne kadar çok ısrar ettiysemde birbirleri ile sevişmeyi red ettiler. Oysa onları izlemek zevkli olabilirdi, ama yapmadılar. Fakat ben birini altıma aldığımda diğeri izlemekten zevk aldığını, görebiliyordum. Uzun sikişmemizin esnasında iki kızıda bir ara üst üste yatağa yatırdımdı, yüzü koyun önce Ceydayı yatağın üzerine ve onun üzerinede yine yüzü koyun Gülcanı. Harika bir sikiş pozisyonuymuş:) Bende o gece ilk kez keşfettimdi. İki kızında üzerlerine abanarak yarağımı aralıklarla her iki amcığada sokup, birde kalçamı kıvırtarak kızların içindeki yarağımla iyice bir karıştırıyordum. İkisindende çıkan zevk çığlıkları ve inlemeleri beni deliye çeviriyordu.4 göğüs, 2 amcık, 2 ağız hababam siktim. Boşalmaya yaklaştığımda kendimi çekip durdum. Gülcanın amcığını yaladım, kızı 2 kez getirdim. Ama Ceydayı yalamak da sikmekte daha tatlıydı sanki.O gün üçüncü boşalmamı Gülcanın amına yapmıştım. Korunduğunu söylemişti ve bende amına rahat bir şekilde, böğürerek fışkırtırken Ceyda yanıbaşımızda arkadaşının amına boşalmamı izliyordu. Her ikiside, yatağa pestilleri çıkmış bir şekilde düşüp yattıklarında, usulca yanlarından kalktım ve banyoya gidiyorum diyerek Başağın odasına gittim. Odasında ışık kapalıydı ve kız yatağında yatıyordu. Yanına gidip,korkmamasını söyledim.Cılız ve titrek bir sesle odasından çımamı emretti. Onun bakire olduğunu bildiğimi ama bu geceki seslerden dolayı onunda tahrik olmuş olabileceğini çok iyi bildiğimi söyledim. Başak benden çok korktu, hatta ağlamaya başlamıştı ve odasından çıkmamı istiyordu. Ona, onu sikmedende onu rahatalatmak istediğimi söyledim ve ellerimi yorganın altına sokup onu okşamaya başladığımda, kızın geceliğinin zaten beline kadar sıyrılmış olduğunu fark ettim.Demek kendi kendini tatmin etmekteydi.Başak önceleri çok karşı koydu,yorganı üzerinden çekip aldığımda kalçalarını okşarken, her seferinde elime vurdu. Neredeyse yataktan kalkıp kaçacaktı.Bu bakire kuzuyu ürkütmemeye çalışarak yatağının üzerine çıktım, dudaklarımı önce yüzünde sonra göğüslerinde gezdirdim. kızın bedeni kollarımda zangır zangır titriyordu.Kızın elini tutup kendi yarağıma götürdüm:” Korkma güzelim bunu sana sokmayacağım, sadece tutmanı istiyorum. Günün birinde böyle bir yarak yara yara seni sikecek” dediğimde kızın elinde olmadan inleyişine şahit oldum ve bu benim çok hoşuma gitti.Başımı daha aşağılara kaydırdığımda onu yalamama nihayet izin verdiydi. Hiç bir yarağın daha önce girmemiş bir amcığı ilk kez yalıyordum.Başak süprizlerle dolu bir kızdı. Onu 15 dakika yalamamın esnasında 4 kez geldi. Boşalırken kısık bir sesle yalvarırcasına inliyordu. Daha sonra Gülcanla Ceydanın odaya girdiklerini fark etti ve hemen yorganı yine çenesinin altına kadar çekti ve yine yüzü kıpkırmızı olmuştu.Başağın 4 kez ardı ardına gelmesi beni tekrar tahrik etmişti ve ben Ceyda ile Gülcanı tekrar sikmek istedim ama bir türlü anlayamadığım bir sebeple ikiside kendilerini Başağın önünde siktirmek istemedilerdi. Tüm çabalarım boşunaydı. İkiside utanıyor gibiydiler Başağın önünde. Diğer odaya, Ceydanın odasına geçtiğimizde benim yarak tekrar inmişti.Gülcan onu ağzına almaya kalkıştığında onu durdurdum. Çok yorulduğumu fark etmiştim. İstediğim tek şey, sıkı bir uyku çekmekti. Gülcan iyi geceler dileyerek kendi odasına çekildi, ben ve Ceyda birbirimize sarılarak uyuduk.Ertesi sabah, kızlar birbirlerinin yüzlerine bakamıyorlardı. Aceleyle kahvaltı ettik, çünkü üçününde derse yetişmeleri gerekiyordu. Telefon numaralarımızı birbirimize vererek ayrıldık.Beni daha sonraları ben Bodrumdayken Üçüde ayrı ayrı aradı. En sık arayan Ceydaydı. istanbula tekrar gittiğimde onunla yine birlikte olabileceğimin hayalini kurarken, geçen hafta beni arayarak nişanlısı Necmi ile tekrar barıştıklarını anlattı ve onu bir daha aramamamı rica etti. Elbette aramayacağımı söyledim ve aramadımda.Başak bir ara Annesi ve Babası ile birlikte Bodruma tatile geldiler. Onunla buluştuk ve dostca sohbet ettik. O geceyi hiç unutmayacağını söyledi, bana teşekkür etti yanağımdan öptü ve gitti.Biliyordum, eğer peşinden gitseydim onun benimle yatmasına ikna edebilirdim. Ama bekaretini evliliğe saklayan Başak gibi bir kızın sonradan pişman olabileceği bir şeyi yaptırmak istemiyordum.Gülcan da geçen ay Au-Pair kızı olarak Londraya gitti.Ben daha öncede grup-sex yapmıştım (okuyanlar bilir: Bodrum Bodrum 🙂 ve o zamanki zenci güzeli Maya ile yaptıklarımız daha farklıydı.Fakat bu üç kızla yaşadıklarımız, hepimiz için adını koyamadığımız bambaşka bir gece olmuştu.Tabi eğer Ceyda ya karşı o gün Necmi nin dangalaklığı olmasaydı, bunların hiç biri olmayacaktı:)Her üçüde bana unutulmaz dakikalar yaşattılar.

Ver Yansın! Ver Yansın!

Tarafından   18 Temmuz 2014

Öğrencilik yaşamımın ilk yılı yurtların o dayanılmaz sıkıcılığı altında geçmişti ve dayanamadım da. Kaloriferli bir eve çıkmak o zaman için mümkün değildi zira kiradan çok yakıta gidecekti bütün para…İmkanları zorlayarak sobalı bir ev buldum. 4 katlı evin sadece iki dairesi doluydu…üçüncü katta kiraladığım daireye yerleştikten sonra yaz tatiline gittim, döndüğümde bütün daireler kiralanmıştı…ev sahibiyle aram iyi idi ve bütün komşularımın şecerelerini şöyle bir öğrendim. komşularımdan biri benim gibi yalnız yaşayan bir öğretmen, ikisi hemşire ve diğerleri de öğrenciydi. Öğrenci olanların arasında bir dairede iki diğerinde ise üç bayan vardı. Gel de mutlu olma…Hemen yan dairede oturan üç hatunla muhabbet bağına girme hazırlığındayken, üst katta oturan komşularımın hatunlarla hemşehri olduklarını öğrendim. Bu durum benim yerime onlarla samimi olmalarını getirdi beraberinde. Böyle kudura kudura geçen birkaç haftanın ardından elektrik tesisatında çıkan soruna el koymamla ümitlerim yeniden alevlendi. Gel zaman git zaman muhabbet iyice koyulaşıncabir sohbet sırasında hatunlardan biri, bazı günler benim daireden gelen ilginç inleme seslerini sordu. Bütün edepsizliğimle, yalnız yaşamanın zorluğundan ve porno filmlerle geçirdiğim gecelerden bahsettim. Sözde utangaç tavırlarının altında gözlerinden okunan azgınlığı sezdiğimde çok mutlu olmuştum. O günü sadece sözlerle, bir zemin hazırlığıyla geçirmemin ardından bir akşam üstü yine haşin bir pornonun eşliğinde malafatı eğlendirirken cılız bir vuruşla kapı çalındı. Pornoyu durdurup toparlandıktan sonra kapıyı açtım ve karşımda yan komşularımdan bana en ilgisiz görünenini buldum. Prizlerinde elektrik olmadığını ve henüz tesisatı tamir ettiremediklerini hatırlatarak elindeki cep telefonunu şarj edip edemeyeceğini sordu. O elinde cep telefonunu gösterirken üzerindeki askılının içinde fıldır fıldır titreyen memelerini yalayıp yutmuştum bakışlarımla. Olumlu yanıtımla telefonu uzattı. Pin kodunu da söyleyerek açmamı istedi ve teşekkür edip sırıtarak kendi dairesine girdi. Telefonu götürüp şarj için taktım ve açıp pin kodunu girdim. Telefon açılınca beliren artalan resmi, hatunun yüzündeki sırıtık ifadenin nedenini çok iyi açıklıyordu. Gülle gibi iki göğüs kocaman siyah uçlarıyla gülümsüyordu. ‘Vay azgın şıllık!’ diye geçirdim içimden. En masumun yaptığına bak sen…Neyse, ben yine malafatı eğlendirmeye kaldığım yerden devam edeyim diyerek açtım filmi ve yerleştim…Daha on dakika geçmemişti ki telefon çalmaya başladı. Koşup yan dairenin kapısını çaldım ama açan yok. Israrlı ısrarlı tekrar tekrar çaldım tık yok…Bira ara telefonun artık çalmadığını fark ettim ve eve geri döndüm. Bir dakika sonra tekrar çaldı ve ben de durumu izah etmek için açtım. Karşıdaki ses kıkırdayarak ‘İkizleri beğendin mi?’ dedi. Bu bizim telefonun sahibinin ev arkadaşıydı. ‘Sizinkiler gibi gerçek ve kudurtucu değil’ yanıtıma bir kahkahayla karşılık verdi ve kapattı. Afallamıştım ama zevkten de dört köşeydim. Beni kendime inlemeler getirdi. Film bütün hızıyla devam ediyordu ve ben o sahneleri gördükçe iyice kuduruyordum ancak, biraz önce yaşadıklarımın etkisi daha baskındı. Yer yatağıma uzanıp bir yandan filme bakıyor bir yandan da yaşadığım bu küçük olayı yorumlamaya çalışıyordum. Derken telefon yine çaldı ve ben bir hışımla fırladığım gibi telefonu aldım ama ekranda beliren isim bir erkek ismiydi.Televizyonu kapatıp yan daireye gittim ve kapıyı çaldım. Birkaç çalışın ardından kapı açıldı…Üç hatun da birbirinin üzerine çıkacak gibi kapıya yığıldı. Gözler merakla ve muzırca bana bakıyordu. Ben ise her şeyi unutmuş birbirlerinin sırtına sürttükleri göğüslerini süzüyordum. ‘Telefon çalıyor’ diyebildim sadece. Derya (telefonun sahibi) ileri atıldı ve terlikleri giyer giymez çıktı öne. Diğerleri kapıyı araladıklarında Derya önde ben arkada benim eve girdik. Ben mutfağa giderken Derya koşup telefonu açtı. Telefondaki geyiğin bittiğini anlamadan Derya`nın: ‘Film mi izliyorsun’ sorusuyla irkildim. Pis pis bakıp gülüyor ve bakışlarıyla videoyu işaret ediyordu. ‘Evet’ diyebildim ki gitti ve televizyonu açtı. Saniyelerle sınırlı bir zamanda filmdeki sahnelere göz atıp yüzüme bile bakmadan kapıya yönelip arkası dönük ‘teşekkürler’ deyip çıktı. Haydaaaaa! Bir sevinç bir sıkıntı…Hevesim kursağımda kalmıştı. Filmi çıkarıp kapattım televizyonu falan, uzanıp yatağa yine yorumlara daldım. Uyuya kalmışım…Kapının gürültülü bir şekilde çalınmasıyla irkildim. Hava iyice kararmıştı. Sersemlemiş bir telaşla kalkıp lambayı yakıp kapıyı açtım. Yan komşu iki hatun kapının önünde gülümsüyorlardı. ‘Misafirleri böyle kapı önünde bekletir misin hep?’ dedi Nurgül. Saçlarımı karıştırarak içeri davet ettim. Yer göstermeden geçip oturdular. Hoş beş faslını sürdürürken kendime gelmiştim. ‘Rüyan bayağı eğlenceliydi sanırım’ dedi Nurgül. Etkileyici karşılık vereceğiz ya: Ben, ‘Rüyada siz olunca haliyle eğlenceli oluyor’ deyince tabi ki sorularla birlikte rüyayı anlatma faslı başladı. Ne rüyası, uydur uydurabildiğin kadar…Onları iyice azdıracak ne kadar şey varsa, biraz da çekingen bir tavırla anlattım durdum. Yalnız, diğer arkadaşlarını ima ederek rüyamda üç kişi olduklarını söyledim. Üçüncüleri gececiymiş ve derse gitmiş. Derya’nın gözleri bir anda üst üste yığdığım kasetlere takılmıştı. Hepsi porno değildi kasetlerin ama Derya’nın gözlerindeki ifade hepsine aynı gözle baktığını anlatıyordu. Nurgül de bu durumu fark etti ve gözlerini Derya’nınkilere dikti. Bildik kızsal sırıtışların ardından ne gelecek diye merak ederken Nurgül: ‘Şu filmlerden birini koy da birlikte izleyelim.’ dedi. Hiç bozmadan: ‘Macera, Bilimkurgu, Belgesel… ne arzu edersiniz?’ dedim. Nurgül: ‘Belgesel olsun. Şöyle sıkı bir belgesel ama.’ Karşılık vermeden videoya, snowboard yaparken düzüşenlerin bir filmini koydum (Hala en hoşuma giden filmlerden biridir zira deneme şansına erişip uçmuştum). İlginç sahneler birbirini kovalarken sperminatör coşmuştu. Çaktırmamaya çalışsalar da arada bir göz ucuyla beni süzdüklerini fark ediyordum. Hiç aldırış etmeden, rahat davranıp sperminatörü bacakların baskısından kurtardım. hatunların bacakları da yavaş aralanmaya başladı. İlgiyle izliyorlardı ama ne yapacaklarını tam olarak kestiremiyordum. Birden Derya: ‘Biz de denesek mi?’ diye sordu Nurgül’e. Nurgül de ‘Neden olmasın’ der gibi bir hareket yaptı ve iç çamaşırı sepetimin yanında duran snowbordumu alarak yere koydu. Nereden de gördün be kızım yaaa! Diye geçiriyordum içimden ki Derya atlayıp snowboardın üzerine çıktı. Nurgül de arkasına geçip önden kalçalarını tuttu ve önüne doğru bastırmaya başladı. Bir yandan kayar gibi yapıyorlar bir yandan da ileri geri gidip geliyorlardı. Vay anasını dedim, bu işlerin bu kadar ilerleyebileceğini aklıma bile getiremediğim zamanları düşününce… hatunlar bir anda coşmuşlardı. Nurgül kalçadan kurtardığı ellerini Deryanın memelerine attı. Bir yandan mıncıklıyor bir yandan da sert hareketlerde götüne götüne çarpıyordu önünü. Bir eli daha sonra Deryanın amına indi ve okşamaya başladı. Off ulan off! Beni kimse sallamıyordu bile. Sanki şıllıklar kendi evlerindeymiş gibi beni yok sayıyorlardı. Oturduğum yerde kalakalmıştım. Tam bana sıra gelmeyecek diye düşünürken Nurgül: ‘Adamı öldürür bu ya. Hem karın hem de karının üzerinde kayacaksın, zevkli görünüyor ama zor iş.’ dedi kendinden geçer gibi. Derya bana dönerek: ‘Sen de becerebilir misin?’ diye sordu. Ben de, kar yağınca uygulamalı olarak, becerip beceremeyeceğimi gösterebileceğimi ama isterlerse antrenmanlara şimdiden başlayabileceğimizi söyledim. Kendilerinin uzun zamandır antrenmansız olduklarını, şöyle iyi bir öğretici sayesinde hamlıklarını üzerlerinden atabileceklerini söyleyen Derya’nın sözünü aniden, bir hışımla kesen Nurgül: “Bir an önce başlasak iyi olur çünkü artık bu imalardan bıktım” diyerek üstüme atıldı. Vay azgın vay! Meğer nasıl da ateşi başına vurmuş da olaya kestirmeden dalıyor diye geçirirken içimden Derya’nın bir söz daha söylemesine fırsat vermeden Nurgül:“Başlarım sizin öğreticinize de, antrenmanınıza da! Soyun ulan! Yoksa parçalayarak ben soyarım!” diyerek kızgın ve azgın ifadeyle üzerime yürüdü. Baktı ki afalladım daldı üzerime. Derya bir kenarda bu durumu ağzının suyu aka aka ve yüzündeki sırıtık ifadeyle izlerken ben sırtüstü yere yatırılıyordum. Nurgül dediğini yapmış üzerimdekileri tam anlamıyla olmasa da parçalar gibi çıkarmıştı. Külotumla kaldığımda üzerime öyle bir abandı ki ileri geri gidip gelirken kotunun muhtelif yerlerine takılan sperminatör bir yanda acı bir yanda da zevk ile inliyordu. Lan bu işin boku çıkmazsa, bende seni bağırta bağırta dizmezsem namerdim! diye kulağına hırıltıyla fısıldarken Nurgül: “Senin ağzına sıçmayan Nurgül’ün götünü yırt!” diyordu. Saçlarının arasından gördüğüm kadarıyla Derya da hareketlenmiş ve başucuma gelip ayakta orasını burasını okşamaya başlamıştı.Başımı bacaklarının arasına alıp kotunun üzerinden amını okşarken Nurgül ayak başparmaklarıma ağzıyla otuzbir çektiriyordu. Bir eli de rasgele sperminatörümü mıncıklıyordu. Haydi buyurun halaya! Derya göz hizamda direkt pantolonuyla donunu birlikte çıkarırken saçıma öyle bir bastı ki, yerde debelenen benden acı bir inleme koptu. Kimin şeyindeeeeee! Acı ünlemimi amıyla öyle bir ağzıma tepti ki Derya, acıyı unutup nefes almak için çabalıyordum artık. Kendimi tamamıyla onların ellerine mi bıraksam yoksa kontrolü, “Yetti bre azgın orospular savulun!” naralarıyla ele mi alsam derken ağzımdan çıkan; “Yetmez bre azgın orospular yumulun!” haykırışıyla asıl halay başladı. Çal zurnacı zurnayı, vur davulcu tokmağı, haydaaaaaa! Derya gördü ki Nurgül asılmış zurnaya pespembe amı ağzımda o da daldı. Lan bunları inzivaya çekip çekip sikecen! İşte böyle görürsün sikişin en alasını…Emin lan emin! İliklerime kadar emin! Bende sizin içinizi boşaltmazsam!.. Öyle sağlam bir vuruşmanın içine daldık ki malafatım artık, bazı pozisyon ve fantezileri atlamak zorunda bırakılıp aynı hızla Nurgül’ün içine girdi. O hoplayıp dururken Derya da değdirebildiğince bir benim malafata bir Nurgül’ün am dudaklarına dil atıyordu. Dilim yalama olmuş Derya’nın o muhteşem deliklerine resmen kafa atıyordu. Birbirlerine hiç buyur bile etmeden rotasyona girmişler üstümde hoplayıp zıplıyorlardı. Bu süreç içinde birbirlerine sürttükleri am ve götlerinin o şehvet dolu parlak izleri vücutlarının ve vücudumun her yerindeydi. Derya’nın vurdurma seansında ayaklarının yer tuttuğunu ve belimden kavrayarak kaldırmaya çalıştığını hissedince içinden hiç çıkmadan doğrulup kucağımda kalktım. Belinde kenetlediğim ellerimle destek alıp hoppalaya aldım onu. Yamanacak yer kalmayınca Nurgül, arkadan sarılıp başladı sürtünmeye. Kollarım yoruluncaya kadar Derya’yı inletirken arkamda Nurgül’ün bir önünün bir arakasının çıkıntılarını hissediyordum. Derya’yı bir hışımla yeryatağına indirir indirmez Nurgül’ü arkadan kavrayıp kırdım belini açtım bacaklarını. Porno filmlerdeki seslendirmeler halt etmiş, hatun resmen yırtınıyor daha sokmadan. Öyle bir hoyrata sabitledim ki rotayı, nereye gireceği umurumda olmadan daldırdım malafatı. Saçlarından yakalayıp ver yansın, ver yansın! kızana gelmiş iki kısrak; ver yansın, ver yansın! Derya, Nurgül’ün kafasını bacaklarının arasına aldığında öyle bir şapırtı çıkıyordu ki sanki kızın amından memeleri emiliyor gibi başladı memelerini koparırcasına mıncıklamaya. Ulan bu göz görürde malafat darbesiz durur mu? götündeki yönetime el koyup darbe yapma hazırlığını bir çırpıda tamamlayarak zorladım Nurgül’ün daracık deliğe. Gırtlaktan öyle bir ıhhhhh çıktı ki şu an aklıma geldikçe tavana vuruyor benim malafat. O dar alanda uzun paslaşmalar sırasında boğazı sıkılıyormuş gibi zorlandı başta sperminatör. Bir iki çıkarıp yeniden darbe yaptığımda ersuyuyla kayganlaşınca rahatladı her ikisi de. O kalkık yuvarlaklarından tutup kanırta kanırta pompalarken Nurgül belini çökertip daha sıkı abandıkça ara ara ağzı Derya’nın amcığından epey uzaklaşıp darbelerimle yeniden hedefe dalıyordu. Öyle şiddetleniyordu ki bazen Derya’nın amında ağız, burun, göz, dil karmakarışık dolaşıyordu. Derya bir çırpıda kalktı ve Nurgül’ün götünün ağzını içeri dışarı gömüp çıkaran malafatı taşaklar da dahil olmak üzere kavradı. Çocuk gezdirir gibi çekip beni bir kenarda beklemeye bırakırken Nurgül’ü alıp sırtüstü yatırdı. Kendisi de yüzüstü Nurgül’ün bacak arasına kafayı daldırırken bacaklarını hafifçe aralayıp amını yatağa sürtmeye başladı. Mesaj alınmıştır bebeğim! Üzerine abanıp bir iki sıyırmanın ardından daldım pembe amcığa. O götünü kaldırıyor ben basıp indiriyordum. Nurgül bacağını Derya’nın başının üzerinden aşırıp ters dönerken oluşturduğu görüntü bir kat daha artırdı hoyratlığımı. Ver yansın ver yansın… Yüzüstü kapanan Nurgül aynı ritm ve aynı göt hareketleriyle yalatırken her iki deliğini de manzaranın ruhuna uygun olarak bu kez Derya’nın amı gibi pembe göt deliğine sulanıyordum. Çıkardım bastırdım. Olmadı. Bir, iki, üç derken elimle göbeğinden kavradığım gibi hafifçe domalttım.Kıçı uygun pozisyon alıp gergiye gelince koy verdim malafatı. Ulan bu çığlıklarınız yeter be boşaltmaya adamı! Yırtının lan azgın rahibeler! Bugün cenk günüdür!.. Başlangıçta atladığımız her şeyin acısını çıkartırcasına iliklerimizi zevkle dolduruyorduk. Birbirimizi hallaç pamuğu gibi darmadağın ederken gördüğüm her sahne beynime kazınıyor ve bu beni daha da çıldırtıyordu. Nurgül kalkıp Derya’nın sırtına bindi ve başladı sürtmeye. Ben arkadan o sırttan. (Lan ne manyak bi sikiş faslıdır bu. Doğaçlama ancak bu kadar muhteşem bir fasılda solo geçerdim yaaaa!..) Bu daha muhteşem bir zevk katsa da, baktım hatunun beli iyice çöktü Nurgül’ü koltuk altlarından kavrayıp domalttım Derya’nın yanına. Ev çiçek bahçesine döndü sanki. Açıldı tomurcuklar serildi önüme. Der derebildiğin kadar! Nurgül’ün amından başlayıp, Derya’nın götüne, birinin ağzından diğerine döndükçe bastım, bastıkça döndüm. (Tabii ki dönüp dönüp basarım. Kolay mı?Bir sürü çabala, afetleri tavla ve iki dakikada boşal ve yallah! Olacak iş mi? Değiiiiiiil! Onun için ver yansın, ver yansın!.. Artık eksik eder miyim deliklerinizden malafatı?) Artık hırıltılarımı iki azgın kısrağın çığlıkları bastırmaya başlayınca nerede patlarsa deyip bir o deliğe bir bu deliğe daldırıp durdum. Derya uyanığı boştayken döner dönmez yapıştı malafata, Nurgül kendinden geçmiş inliyor kıçını yine de geri geri verip duruyordu. Kafasını kaldırdı ve Derya’yı zurna çalarken görünce payına düşeni almak için hamle yaptı bir iki dil darbesinin ardından ikisi de payına düşeni fazlasıyla almaya başladı. Tazyikle çıldırmış bir hortum gibi ağız, göz, göğüs, göbek nere denk gelirse salladım. Son damlaları da akıttıktan sonra sırtüstü düşüp gözlerimi kapadım. Her ikisi de üzerlerindeki BEN’leri boş verip yığıldılar üzerime. Ben de aldırış etmeden aldım onları kanatlarımın altına… Uzun soluklu devam eden bu teke çift çarpışmalarda daha sonraları, sakatlanan hatunların yerini birkaç kez de kendi arkadaşları olan yedekler aldı. Şimdi ise, teke tek hoyratlıklar arasında o günlerin özlemiyle yaşıyorum…Gönderen: phallusmagic

Her Taraftan

Tarafından   18 Temmuz 2014

Ben 22 yaşında genç bir kızım. O zaman 20 yaşında iri göğüslü büyük popolu ve uzun boylu esmer sarı saçlı bir kızdım.Gelelim hikayeye ben her hafta sonu bir yerlere gitmeyi çok severim ve o hafta sonuda piknik yapmak için ormana gittim. Temiz hava yeşillik çok harikaydı. Yanlızdım ve bu sıcakda böyle duramazdım. Yemeyi hazırlayıp yedim. Biraz dolaştım yemek yediğim yeri toplayıp üstümü çıkarıp yem yeşil çimene uzandım. Çırıl çıplak!!!Sonra bir ses duydum üstümü örtmeden 4 adam gördüm. Hepside çıplakdı! Biri şişko biri uzun sikli biri kaslı deww yarraklı diğeride ufak tefek bir adamdı. Beni çıplak gördüler vucudumda pamela`ya çok benziyordu ve kalkmış sikleri üzerime yürüyorlardı. Sex`den anlamazdım…Önce ne yapcağımı şaşırdım hemen ayağa kalktım ve arabaya gidiyordum ki kaslı erkek beni kolumdan tuttu yere yatırdı. Hadi arkadaşlar gelin şu orospunun işini bitirelim dedi. Ama ben daha amıma parmağımı bile sokmamıştım. Yani sex den anlamazdım. O yarağını dew sikli olan amıma dayadı. Acımasızdılar. Şişko olan altıma girdi. Uzun sikli olanda ağzıma verdi. Diğeride göğüslerimi yalıyordu. Amımdan götümden sikilirken koca sikli adamın sikini yalarken birde göğüslerim yalanıyordu. Zevkten dört köşe olmuştum. Her tarafımdan sokulmuşdum. Böyle zevk birdaha alamazdım. Sırayla hiç boş durmadan her yerimi delik deşik ettiler. Amıma, götüme, göğsüme ve ağzıma defalarca sıra sıra boşalttılar. Bundan sonra ben evimde grup sex yapıyorum. Bayağı zevk, bayağı para kazanıyorum…Gönderen: Pamela