Tarafından   10 Mart 2015

Yaklaşık 6 ay olmuştu Helen`den ayrılalı ve hiç konuşmamıştık. Geçen hafta çarşamba günü onun çağrısı ile yatağımdan kalktım. Sanırım gecenin ikisi yada üçüydü. Her zaman olduğu gibi beni yine uykumdan uyandırmıştı. Haftasonu Kayseri`ye geleceğini ve beni görmek istediğini söylemişti. Cuma akşamı Kayseri`ye geldi. Onu otogardan alıp evime geldik. Kahve içip sohbet ediyorduk. Benden sonra birkaç kişiyle daha birlikte olduğunu ama benimle aldığı zevki, hiçkimseyle bir daha yaşayamadığını, cinsel anlamda değerimi asla unutmayacağını falan söylüyordu. Birlikte olduğu erkeklerin aletlerinin hep küçük olduğundan falan bahsediyordu. Ben de kendimle doğal olarak övünmeye başlamıştım. Oturduğu yerden kalkıp birden kucağıma oturdu ve benimle sevişmek istediğini, son bir kez daha sevişeceğini çünkü bir hafta sonra Avusturalya`ya taşınacağını ve orada yaşamaya devam edeceğini söyledi. Onu asla unutamayacağı kadar iyi becermeliydim. Hatta öyle bir becermeliydim ki İstanbul`dan kayseriye gelen Helen, Avusturalya`da bile özleyip geri gelmeyi, sırf sevişmek için gelmeyi düşünmeliydi.Dudaklarımız birbirine yapıştı, çılgınca öpüşüyorduk. Ellerimle helenin saçlarını okşuyordum. Alt dudağını dişlerimin arasına alıp hafifçe eziyordum, dilimi ağzının içinde diliyle buluşturup diliyle sevişiyordum.Kucağımdan kalktı ve oturduğum koltuğun önüne diz çöktü. Kot pantolonumun düğmelerini yavaşça açtı ve kilodumun üzerinden yarı uyanmış canavarı okşamaya başladı… Sonra kilodumu da aşağı doğru çekip onu tamamen serbest bıraktı. Hala tam erekte olmamıştı. Bir anda hepsini ağzına aldı. Çünkü büyüdüğü zaman hepsini alamıyordu, ağzının içinde diliyle erkekliğime darbeler atıyor, erkekliğim büyüdükçe yavaş yavaş ağzından çıkarıyordu sığmayanı. 19`luk canavar artık tam bir canavar olmuştu. Başı büyüktü ve o dudaklarıyla etrafını zar zor sarabiliyordu. İki eliyle tutmuş yukarı aşağı sıvazlarken diliyle başına darbeler atıyor, koca başının etrafını yalamaya çalışıyordu. Bu beni çıldırtıyordu. En sevdiği şeydi yüzüne ve ağzına boşlamam. Ve beni boşaltmanın yolunu biliyordu. Ve ben de artık patlamak üzereydim, başını dudaklarının arasına aldı ve dili ile ağzının içindeki başını yalıyor, elleriyle dışarıda kalan sapını sıvazlıyordu… Artık çıldırmıştım, ve hızla tüm spermlerimi ağzına boşalttım. O ise emmeye devam ediyordu.. Son damlasına kadar emdi. Harikaydı…Sıra bana gelmişti… Üzerimiz hala giyinikti. Onu kollarından tutup ayağa kaldırdım ve üzerindekileri çıkarmaya başladım. Soydukça açığa çıkan tenini yalıyor, ıslak öpücükler konduruyordum. En son kilodu kalmıştı… Onu çıkartmadan ters çevirdim ve kalçalarını yalamaya başlamıştım. Ellerimle uzanabildiğim kadar uzanıp göğüslerini okşuyordum. Bana yardımcı olmak için biraz öne eğilmişti. Kalçaları tüm muhteşemliğiyle önümdeydi. Onlara küçük tokatlar atıyor, dilimle tüm güzelliğini keşfediyor ve ıslatıyordum kalçalarını.. Böyle çok daha güzel görünüyorlardı. Ona iyice eğilmesini, dizlerinin üzerine çöküp, dirseklerini de yere koymasını ve kalçalarını havaya kaldırmasını söyledim. Bunu çok seviyordum, bu manzara beni çıldırtıyordu. O öyle beklerken ben de hızla soyundum. Helen`in üzerinde sadece tangası kalmıştı. Kalçalarını öyle bir havaya kaldırmıştı ki, kadınlığı tangasının altında artık saklanamıyordu. Eğildim, ve tangasını da aşağı sıyırarak kadınlığını yalamaya başladım. Tıpkı sevişen iki köpek gibiydik. O önümde bir köpek gibi dört ayak üstünde duruyor, ben onun arkasında bir köpek gibi dört ayak üstünde onun kadınlığını yalıyordum. ikimizi de çıldırtıyordu bu pozisyon.Doğruldum ve erkekliğimle kalçalarına vurmaya başladım. Helen artık yalvarıyordu içine girmem için ve onu daha fazla bekletmeye açıkcası benim de halim kalmamıştı.Arkadan yavaşça yüklendim, acıyla karışık küçük bir çığılık atmıştı. Yavaş noolur yavaş, canımı yakma diyordu. Ama ben bir hamlede hepsini birden yerleştirdim kadınlığına. Koca başlı 19`luk canavarın hepsi artık Helen`in içindeydi. Birkaç dakika gidip geldikten sonra içinden çıkmadan onu kendime çektim, doğrulttum ve ayağa kalktık. Duvara yaslayıp arkasından gidip gelmelere devam ediyor, yüzünü kendime çevirip kulak memesini, ensesini, boynunu yalıyor, ellerimle göğüslerini hoyratça sıkıp bırakıyordum. Helen ise çıldırmış, deli gibi çığlıklar atıyordu. Hadi durma, devam et, çıldırttın beni, içimden hiç çıkmanı istemiyorum, daha hızlı noolur diye bağırıyordu. Ben de oldukça hızlanmıştım ve artık boşalmaya yaklaşmıştım. Onu duvardan uzaklaştırıp masaya doğru çevirdim ve ellerini masanın üzerine koyup eğilmesini sağladım. Kalçaları ve kadınlığı bütün ihtişamıyla yine gözlerimin önündeydi. Ve o kadınlığa giren canavarım… Hareketlermi iyice hızlandırmıştım. Taşaklarım, onun tenine her vurduğunda odada şak şak diye sesler yankılanıyordu. Bunları duymak hem heleni hem de beni daha da çıldırtıyordu… “Hadi noolur, gelmek üzereyim, birlikte” diye seslendiğinde yavaşlayıp tek tek vurmaya başlamıştım. Her vuruşumda köküne kadar içine giriyor, canavarı en derinlerine kadar sokuyordum. Helen`in titrediğini hissettiğimde artık ben de boşalmaya başlamıştım. İçine sanki bir çağlayan gibi boşalıyordum. Dizlerimin bağı çözülmüştü tek kelimeyle… Bir tek benim değil, onun da çözülmüş olacak ki bir anda kendimizi yerde bulduk. İkimiz de yorulmuştuk, tatlı bir gülümseme ve hala titreyen kaslar vardı bedenimizde…Ve sabaha kadar da olacaktı anlaşılan…Gönderen: Hugedick_Turk

Bir cevap yazın